Elektrolit

12/12/2008 · Kategori: Saglik Bilgisi

Sodyum klorür (tuz), potasyum klorür, sodyum bikarbonat gibi çeşitli tuzların su­daki eriyiklerine veya çözeltilerine elektro­lit denir. Bu solüsyonlara elektrolit den­mesinin sebebi su içinde iyonlarına ayrı­lan bu tuzların elektrik akımını geçirebil­meleridir. Elektrik akımı geçirildiğinde tuzların pozitif elektrik yükü taşıyan iyonları negatif kutupta yani katotta toplandığın­dan katyon, negatif elektrik yükü taşıyan iyonları ise pozitif kutupta yani anotta biiw(Q.n arlını alırlar.
 Suyun ve çeşitli tuzların beden fonksiyon­larının dengeli bir şekilde yürütülmesinde cnemi büyüktür. Organizmada su eksikliği olduğu zaman dehidratasyon, tuz eksik­liğinde de çeşitli bozukluklar (tetani, adale krampları v.b.) meydana gelir. Ameliyatlar­dan sonra terleme, fazla diüretik ilaç alın­ması gibi durumlarda hastalara elektrolit vermek gereklidir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ELEKTROKARDİYOGRAM-BALİSTOKARDİYOGRAM NEDİR NEYE YARAR

12/12/2008 · Kategori: Saglik Bilgisi

Her canlı hücre bir pil, bir batarya gibi ba­zı elektrik cereyanları husule getirir. İşte kalbte husule gelen bu elektrik cereyanlarını kay­deden alete elekirokardiyograf ve uzun şerit biçiminde olan kâğıt üzerindeki çizgilere de elekirokardîyûgram adım veriyoruz. Elektro­kardiyografin muhtelif modelleri vardır. Eski­den bir odayı işgal edecek derecede büyük ol­duğu halde şimdi elle taşınabilen portatif makinalar icat edilmiştir. Çekilen filmin banyo edilmesine lüzum dahi yoktur, netice hemen okunabilir. Elektrokardiyogram çekmek için belden yukarı soyunmanız, çoraplarmzı sıvamanız ve üzerinizde ne kadar madenî eşya varsa çıkar­manız icap eder. Kollara ve bacaklara elektrod denen bazı madenî plâklar bağlanır ve cereyanın iyi geçmesi için deri ile plâk arasına tuzlu bir merhem sürülür. Filim alınırken gayet ser­best durmanız, konuşmamanız, hareket etme­meniz şarttır. Hafif bir kımıldama yazıları bozabilir. En ufak birşey hissetmiyeceğinizden emin olunuz, zira alet kalbinizin elektrik cere­yanlarını kaydedecektir, yoksa size cereyan, verecek değildir. Sağlam bir kalbte tenbih sağ kulakçıktan başlar, sağ kulakçığa ve sol kulakçığa yayılır, oradan karıncıklara geçer. İşte bu tenbih gidi­şine uyarak da sağlam kimselerde muayyen bir tip elektrokardiyogram vardır. Meselâ şekil 8 A da elektro normaldir, halbuki B enfarktüslü bir hastadan alınmıştır. Görüyorsunuz ki sağ­lamda yukarı doğru olan T dalgası hastada aşağı doğrudur ve R dalgasından önce q belirmiştir. Türlü hastalıklarda bu girinti çıkıntılarda türlü değişiklikler olur. Elektrokar diyogramı okumak ayrı bir ihtisas işidir. Her hekim bu işten iyice anlamaz. Bazan yanlış tef­sirlerle hasta sebepsiz yere endişeye düşürülüry. bazan da tamamen aksi olur.
Şu hususları unutmayınız:
1. Elektrokardiyogram normal olduğu hal­de sizde kalb hastalığı bulunabilir.
2. Elektrokardiyogram kalbin kuvvetli ve­ya zayıf olduğunu göstermez.
3. Sadece elektrokardiyograma bakarak: kalb hastalığının iyiye veya kötüye git­tiği her zaman söylenemez.
4. Elektrokardiyogram, bilhassa kalb marlarmm hasta olup olmadığını teşhiste çok kıymetlidir. Bazı kalb damarı hastalıklarında istirahatte alman elektrokardiyogram normal olduğu halde hareket yaptırıldıktan sonra almanı anor­mal çıkar. Eskiden hareket olarak 20 defa çÖmelip kalkma yaptırılırdı, halbuki şimdi Master’in iki basamak testini kullanıyoruz. Bu test Türkiye’de ilk defa Gülhane Askerî Tıp Akademişinde tarafımızdan kullanılmağa başlan­mıştır. Hasta yaşma ve kilosuna göre muayyen basamakları bir buçuk dakika zarfında inip çı­kar ve arkasından elektrokardiyogram alınır. Son zamanlarda kalbin kuvvetini ölçen bir alet icat edilmiştir ki bu da balistokardiyograftır. Türkiye’de ilk defa tarafımızdan Gülhane hastahanesinde kullanılmıştır. Esası şudur : Kalb her seferinde damarlara kan attığında vücut sarsılır, işte bu sarsıntının dere­cesi kalbin kuvveti ve damarların elastikiyeti ile değişir. Kalbin atımına bağlı olarak husule gelen vücut hareketleri ayakların üzerindeki içinde bobin bulunan aleti hareket ettirir, o da elektromanyetik bir alanda gidip gelir ve şekil 9 A daki dalgalar kaydedilir. Bu dalgaların herbirinin ayrı bir mânası vardır. Şekil 9 B kalb damarları bozuk olan bir hastadan alman balistodur. Aradaki fark çok iyi gözüküyor : dal­gaların boyu kısadır, intizamsızdır. Hastalık iyi­ye gittikçe ve kalbin kudreti yerine geldikçe balisto da düzelir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

sağlık birimi olan tıp hakkında

11/12/2008 · Kategori: Saglik Bilgisi

Dünyada bilinen olması gerekende bu aolan bilimleri dalı. İnsan sağlığının sürdürülmesi ya da bozulan sağlığın yeniden düzeltilmesi için uğraşan, hastalıklara tanı koyma, hastalıkları sağaltma (tedavi etme), ve hastalık ve yaralanmalardan korumaya yönelik çalışmalarda bulunan birçok alt bilim dalından oluşan bilimsel disiplinlerin şemsiye adıdır. Hem bir bilgi alanı – vücut sistemlerinin ve bunların hastalıklarının ve tedavilerinin bilimi – hem de bu bilginin uygulandığı meslektir.

Antik Yunanda Tıp tanrısı Asklepios elinde tıbbın sembolü değneğe sarılı yılanla.Bu sembol şu anda da birçok tıbbi kuruluş tarafından kullanılmaktadır.Tıp için kullanılan bir başka kelime de, bugün eskimiş olan, tababettir. Merriam-Webster tıbbı şöyle tanımlamıştır: “sağlığın korunması ve hastalığın giderilmesi, yatıştırılması veya önlenmesi ile ilgilenen bilim ve sanat (dalı)”(Merriam-Webster).

Konu başlıkları [gizle]
1 Tıp sistemleri
2 Tıp tarihi
3 Tıp mesleği
4 Tıp dalları
4.1 Diyagnostik dallar
4.2 Klinik disiplinler
4.3 Tıbbi Araştırmalar ve Tıp Eğitimi ile ilgili dallar
5 Kaynakça
6 Ayrıca Bakınız

Tıp sistemleri [değiştir]Tarih boyunca dünyanın farklı yerlerinde farklı tıbbî sistemler ortaya atılmıştır. Bugün çağdaş biyotıp büyük oranda dünyanın her yerinde etkin olan sistem olarak gözükse de, sosyal bilimciler tıbbi bir çoğulluk ve çoğulculuktan (tıbbî pluralizm – medical pluralism) söz etmektedir. Çok eski kökene sahip Ayurvedik tıp, Geleneksel Çin Tıbbı ve benzeri kompleks tıbbi sistemlerin yanı sıra, kabilelerde rastlanan daha basit tıbbi sistemler de bugün varlığını, biyotıpla birlikte, sürdürmektedir. Tıp sistemleri açısından çağdaş biyotıp gerek karakteristikleri gerek gösterdiği yayılım sebebiyle önemlidir. Zaman zaman Batı kaynaklı olduğu için bu tıbbi sistem ve geleneğe “Batı tıbbı” (Western medicine) dendiği de olmuşsa, özellikle sosyal bilimciler tarafından, bu terimin yerine “biyotıp” teriminin kullanılması tercih edilir. Bazen bu tıbbi gelenek için “bilimsel tıp” ve “Hippokratik tıp” deyimlerinin de kullanıldığı olur. Batı ülkelerinde de, çağdaş zamanda varlığını sürdüren, farklı kaynaklara sahip, çeşitli tıbbi gelenekler de vardır, örneğin naturapatik tıp gibi. Bununla birlikte Batı’da modern çağda tekrar varlığını hissettiren bu gibi geleneklerin birçoğunun bilimsel bir arka planı yoktur ve resmi anlamda durumları biyotıp kadar kesinleşmiş değildir.

Tıp sistemlerine ve bu sistemlerin karakteristiklerine dair özellikle tıp bilimine dair sosyal çalışmalarda ve sosyal-tıp disiplinlerinde (örneğin, tıbbî antropoloji veya tıbbî sosyoloji gibi) yer verilir. Bu çalışmalar tıp sistemlerinin karakteristiklerinin yanı sıra tıp sistemlerine genel bir bakış ve sınıflandırma amacı da güder. Örneğin, ünlü tıbbi antropolog Allan Young tıp sistemlerini “içleyici tıp sistemleri” (yani içeriye dönük) ve “dışlayıcı tıp sistemleri” (yani dışa dönük) olarak ikiye ayırmış, içleyici tıp sistemleri hastalık karşısında vücudun içine dönen ve ilgisini buraya yönlendiren, dışlayıcı tıp sistemlerini ise hastalık karşısından vücudun dışına dönen ve vücut-dışındaki çevreye ilgisini yönlendiren tıp sistemleri olarak tanımlamıştır(Young). İçleyici tıp sistemlerinin genellikle daha kompleks sosyal ve politik arka plana sahip topluluklarda zamanla ortaya çıktığını, ana ilgisinin fizyolojik olduğunu belirtir. Buna göre ayurvedik tıp veya çağdaş biyotıp içleyici tıp sistemlerine örnek olarak verilebilir. Young’ın çalışmasına göre dışlayıcı tıp sistemlerine, nispeten daha basit bir sosyal ve politik arka plana sahip topluluklarda rastlanır, ana ilgisi fizyolojik değil, etyolojiktir. Bu sistemlere Gnau topluluğunun geleneksel tıp sistemi örnek olarak verilebilir.

Tıp tarihi [değiştir]Ana madde: Tıp tarihi
Birçok kültürde tıbbın ilk hali bitkilerin (Herbalizm) ve hayvani bazı unsurların şifa amaçlı kullanılmasına dayanmıştır. Bu işlemler ve kavramlar genellikle, çeşitlilik gösteren farklı temellerde, ‘büyü’ ile ilişkilendirilmişti. Cansız nesnelerin de ruhları olduğuna inanılan animizm, ruh kavramına odaklanan ve tanrı veya ata ruhları gibi kavramlara dayanan spiritüliast (ruhçu) yaklaşımlar, belirli bireylerin değişik mistik güçlerle donanarak şifacı rolünü üstlendiği şamanizm gibi gelenekler bu tip ilişkilerin en sık rastlanan örneklerindendir. Bununla birlikte bu tip gelenekler ayrı ayrı değil, bir bütün halinde, ve sırf tıbbî bir anlamda değil, tıbbı da içine alan çok geniş bir inanç-kültür-gelenek bağlamında topluluklarda yer alabilmekteydi.

Her ne kadar ter toplumda tıp veya tıbbî gelenekler ortaya çıkmış olsa da, sistematik bir biçimde gelişim gösteren ve bir ‘meslek’ olmaya doğru gelişen tıp Mısır, Hindistan, Çin, Yunanistan ve İran başta olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkmıştır. Tıbba bakış, tıbbın uygulanışı ve tıbbın üzerine oturtulduğu kavramsal yapı her bölgede yoğun farklılıklar göstermektedir. Bazı bölgelerde binlerce yıldır uygulanan tıp sistemleri bugün hâlâ biyotıbbın yanında kendine yer edinmektedir. Bugünün en yaygın tıbbî sistemi olan modern (biyo)tıp büyük oranda 18. yüzyılın sonlarında Avrupa bazlı olarak gelişmiştir. 1900’lerin başında kliniksel tıbbın gelişiminin odağını oluşturan ülkeler Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri olmuştur.

Yakın zamanda ikinci bir değişim ve gelişim evresinden geçen modern tıp, bugün sıklıkla kanıt-bazlı tıp (evidence-based medicine) olarak anılan akımla birlikte bilimsel metodu ve küresel bilgi bilimini kullanarak belirli bir konu hakkındaki tüm kanıtı toparlayıp bundan standart protokollerin geliştirilmesi önem kazanmıştır. Bu bağlamda özelikle meta-analiz (meta-analysis) ve rasgele kontrollü deneyler (random controlled trial) önemlidir. Bununla birlikte, kanıt-bazlı tıbba da eleştiriler gelmiş özellikle kullandığı metotların çeşitli sınırlamaları ve olası kavramsal hataları öne sürülmüştür; örneğin bir meta-analizde sadece yayımlanmış makalelerin ‘kanıt’ olarak masaya yatırılacağı böylece negatif sonuçlar elde edilmiş, yani başarısızlığa uğramış, fakat doğru bir sonuca ulaşabilmek için önem taşıyabilecek yayımlanmamış makalelerin ‘kanıt’ içerisinde yer almamasının yaratacağı sistematik hatalar gibi.

Genetik ve moleküler biyolojideki gelişmeler sosyal açıdan tıpta farklı bir bakış açısının ve farklı akımların oluşmasını sağlarken, meslekî olarak da tıpta farklı etkileşimlere yol açmıştır.

Tıp mesleği [değiştir]Eski tabirleriyle Tabiplik, Hekimlik, şimdiki tabirleriyle “Doktor”luk insanı doğru şekilde anlayarak, bedensel ve zihinsel açıdan “iyileştirmeyi” hedefleyen meslek koludur. Ayrıca doktorlar bireylerin sağlıklarını olumlu yönde değiştirmek için Hipokrat Yemini etmişlerdir.

Tıp dalları [değiştir]İçinde birçok farklı disiplini barındırmasının yanı sıra, tıbbın meslekî uygulanışı sırasında birçok farklı disiplinden profesyoneller birlikte çalışırlar; hemşireler, eczacılar, fizyoterapistler, diyetisyenler gibi. Bunun dışında her ne kadar ayrı birer meslek olsalar da diş hekimliği (veya bir başka deyişle diş doktoru) ve psikoloji de tıbbî birer alan olarak ele alınır.

Aşağıdaki listelerde tıp mesleği içindeki, interdisipliner veya tıbbî alan içerisinde sayılan bazı dallar yer almaktadır. Bu listede tüm disiplinler ve dallar yer almadığı gibi, belirli disiplin ve dalların kendi içlerinde barındırdıkları alt-dallar da yer almamaktadır. Ayrıca her ülkede ve modern tıbbın yerel geleneklerinde (örneğin millî tıp geleneklerinde) dallar arası ayrışma büyük farklılıklar gösterebilir.BU konuları altan değil süten almak gerektiği söylendi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Ayak masajıyla gelen sağlık

8/12/2008 · Kategori: Saglik Bilgisi

Dünyaca bilinen ayak masajının ünlü Çinli gruplarından Lıankzı, özel bir şirket aracığıyla artık Türkleri de ayaklarından rahatlatacak ve günün tüm stresini alırken, bazı rahatsızlıkları söyleyecek.

Çin’den Moskova aktarmalı Türkiye’ye gelen 15 kişilik uzman grup, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Grup üyeleri, ayak masajı ile insanın tüm gün içinde yaşadığı stresi, yorgunluğu üzerinden atmasına yardımcı olurken, kaliteli bir uyku ve bazı bilmediği hastalıkları da ortaya çıkarttığını söyledi. Çinli grubun Türkiye’ye getirilmesini sağlayan Ayak Masaj Hizmetleri Şirketi basın danışmanı Nurten Kılavuz ise Türkiye’de hedef kitlelerinin yoğun iş temposu ve stres altında çalışanlar olduklarını ve Maslak Princess Otel’de hizmet vereceklerini kaydetti.

Kılavuz, “Ayak masajının Türkiye’de profesyonelce yapılmadığını ve yapılan bazı yerlerde de yanlış uygulamalar olduğunu gördük. Yaptığımız araştırmalar sonrasında Çin’de en iyi ve uzman kadroya sahip bir grup bulduk. Artık Türkiye’de de isteyen, ayak masajı sayesinde bütün yorgunluğundan ve stresinden arınacak” dedi.
Ayak masajını Türkiye’ye tanıtmak için gelen 15 kişilik Çinli grup, havalimanında marşlarını söyledi. Ayak masaj uzmanlarının marşları ve felsefesi olduğunu, bunun için önemli ve titiz bir eğitim alınması gerektiğini söyleyen masaj uzmanları, kendileri için önemli olan marşları da söylemeyi ihmal etmedi. Bir anda havalimanında ilgi odağı olan Çinli ayak masajı uzmanları, söyledikleri marşlarla herkesin dikkatini üzerlerine topladı. Dinleyiciler, her marşın bitmesi sonrasında ise alkışlamayı ihmal etmedi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

yak başparmağında çıkıntı halluks valgus

8/12/2008 · Kategori: Saglik Bilgisi

Ayak başparmağınızın başladığı yerde (tarak kemiği ile parmağın başlağı eklemde) şişlik, çıkıntı varsa halluks valgus’unuz var demektir. Kadınların neredeyse % 40 ında bu yakınma vardır. Bu hastalıkta %70 oranında genetik bir eğilim vardır. Genetik olarak 1.-2. tarak kemikleri arasındaki açı fazla olduğunda zamanla başparmak diğer parmaklara yaklaşır ve bu keskin açılanma bir çıkıntı olarak görülür. Genetik eğilimliler dışında uzun yıllar topuklu, sivri burunlu ayakkabı giyenlerde de meydana gelebilir. Bu nedenle bu rahatsızlığı olan her 10 hastadan 9 u kadındır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

sex hikayeleri sex hikayeleri sex hikayeleri porno izle porno izle porno izle